0 216 390 64 77
Sosyal Medya Hesaplarımız

NİSAN 2021 REHBERLİK BÜLTENİ

NİSAN 2021 REHBERLİK BÜLTENİ

SINAV DÖNEMİNDE ANNE BABA TUTUMLARI NE OLMALIDIR?

Bulunduğumuz çağın getirdiği koşullarla beraber çocuklarınızın nitelikli bir eğitimin sonunda, hayatı boyunca refah seviyesini yüksek tutabileceği bir meslek sahibi olmasını istiyorsunuz. Çocuklarımızda kendileri için planladıklarını ve sizlerin de desteklediği kariyer yolunda birçok kez sınav sürecine maruz geçiriyorsunuz. Geçiriyorsunuz diyorum çünkü anne ve baba da bu süreçte öğrencileriyle beraber sınav kaygısını, yorgunluğunu ve üzerine düşen bazı görev ve sorumlulukları üstleniyor. 

Sınava hazırlanan ve zaten kaygısı yoğun olan çocuğa doğru yaklaşımın çok önemli, özellikle bu noktada anne ve babanın görev ve sorumluluklarının öne çıktığını söyleyebiliriz. Özellikle bir ömür boyunca mesleğinin ne olacağını seçtiği sınavlarına hazırlanan bir öğrencinin yaşadığı o yoğun kaygının sık görülen iki nedeni vardır; ilki olabildiğince makul rasyonel temele dayanır, sonuçları hayat koşullarını etkileyecek bir yarışta yer alacak olmaktan kaygı duymak, doğal ve yerindedir. Lakin ikinci sebep birincisi gibi gerçek ve akılcı bir temele dayanmaz. “Anne babama ne diyeceğim?” “Arkadaşlarımın yüzüne nasıl bakacağım? ”gibi düşünceler sınava hazırlanan öğrencinin kaygısını yükseltir.

Anne babanın küçük yaştan itibaren başlayan yüksek başarı beklentisi, çocuğun hatalarını düzeltmek için onu eleştirmek, çocuğun dayak, hırpalama gibi cezalarla eğitilmesi, yargı ifadesi taşıyan olumsuz sıfatlarla nitelemek (haylaz, tembel, sorumsuz) çocuğun kendine olan güvenini azaltır. Bu sürecin sonunda ortaya çıkan kaygı, başarıya olumlu katkısı olmayan kaygıdır ve bununla başa çıkmak çok zordur.

  1. Çocuğunuzun Kaygısını Arttırmayın; “Bu kadar mı çalıştın? Bu çalışmayla kazanamazsın…” “Bu kafayla gidersen zor kazanırsın… Onun gibi mi olmak istiyorsun? ”
  2. “Ahmet amcanın oğlu Boğaziçi Üniversitesini kazandı, bakalım sen ne yapacaksın…”türünden yaklaşımlar öğrencimizi motive etmez, aksine kaygısını daha da tetikler ve onu adeta “eli kolu bağlı” duruma getirir. Öncelikle var olanı aşamalı bir şekilde güçlendirmeli, teşvik edici olmalı ve onu yükseltmeliyiz. Sonuçtan bağımsız olarak gösterilen çabayı takdir edin; çaba, zekâ ve yetenek gibi değişim sağlanması mümkün olmayan özelliklerden farklıdır. Çünkü çaba artırılabilir ya da azaltılabilir yani kişinin gayretine bağlıdır. Sınava hazırlanmak için elinden geleni yapan buna karşı sınavdan beklentisinin altında sonuç alan bir çocuk, ailesinden ya da öğretmeninden sadece eleştiri alırsa kendini çaresiz hissedecektir. Bu nedenle öncelikle gösterdiği çaba için takdir edilmeli ve sonrasında yaşanan soruna odaklanılmalıdır. “Ne yaparsam yapayım olmuyor” diye düşünen bir çocuk, sonraki sınavlar için motivasyonunu kaybedecek ve çabalamayı bırakmaya başlayacaktır. Çocuğunuza her koşulda mücadele etmeye değer bir şeyler olduğunu hissettin.
  1. Çocuğunuzun Sınırlarını Zorlamayın & İhlal Etmeyin;

Çocuğunuz sınıfında akademik olarak başarılı, yer alan sosyal faaliyetlerinde ön planda yer alan ve liderlik özelliği olan, belirli bir ders veya alandaki başarısı öğretmenlerinin veya çevresindekilerinin takdirini kazanan biriyse ne mutlu size. Bu durumda çocuğunuzla ilgili beklentilerinizi yüksek tutmakta gerçekçi sebepleriniz var demektir. Eğer çocuğunuz sınıfını ancak geçebildiyse, sınıfını geçerken çeşitli yardımlara ihtiyaç duyduysa, öğretmenleri kendisini, “Biliyor ama bildiğini ortaya koyamıyor ”veya “Çalışırsa yapar, ancak çalışmıyor ”diye değerlendirirlerse, okul dışı hayatında başarı

göstermesi mümkündür. Çocuğunuzla ilgili beklentilerinizi kontrol edin ve ideallerinizi onun sınırlarını zorlamasını önleyin.

  1. Sınavda İstediği Sonuca Ulaşamaması Durumunda Olası Sonuçları Bir Ceza Gibi Göstermeyin;
    Çocuğunuz istediğiniz üniversiteyi kazanamazsa, gideceği okulu bir ceza gibi göstermeyin, onunla alternatifleri de arkadaşça konuşun ve değerlendirin. Bu konuşma ödül-ceza niteliğinde değil önceliklerinizin değerlendirildiği bir konuşma olsun. Çünkü gerçekten kazanamadığı takdirde alacağı eğitim, hayatı açısından yine de büyük önem taşır.
  1.  Birbirinize Bağlılığın Amaç, Sınavın Araç Olduğunu Unutmayın;

Çocuğun sınavda başarılı olması uğruna yapılan mücadele bazen aileyle çocuk arasına soğukluk girmesine ve duygusal açıdan uzaklaşmaya sebep olmaktadır.

Eğer çocuğunuzla ilişkiniz bütünsel anlamda olumluysa, ölçülü miktarda çalış uyarısı ve çalışma şartlarının hazır edilmesi, biraz sıkıcı gelse de çocuğunuza sorumluluğunu hatırlatacaktır.

Ancak çocuğunuzla ilişkiniz iyi gibi gözükse de sık sık sertleşiyorsa, o zaman çalış uyarıları aranızda ki gerginliğin dozunu arttırmaktan başka işe yaramayacaktır. Böylece birbirinize kızmak için özel bir sebebe ihtiyacınız kalmayacak, eğitim ve diplomadan daha önemli şeyi, çocuğunuzla aranızdaki sıcaklığı kaybedeceksiniz.

  • Sizin Değer Verdikleriniz Nelerdir?

Bu anlattıklarımızdan, çocuğunuza “çalış” demeyin anlamını çıkarmayın. Çocuklarınızın iyi bir geleceğe sahip olması için maddi manevi fedakârlık yaptığınız ve gayret gösterdiğiniz bir gerçektir ve haliyle karşılığını beklemeniz son derece doğaldır. Ancak çocuğunuzun elinden geleni yaptığına inanın. Eğer sonuç istediğiniz gibi olmazsa çocuğunuzun elinden gelenin bu kadar olduğunu da kabullenin.

Başarı konusunda önemli faktörlerden bir tanesi de düzenli bir aile hayatıdır… Problemlerin kabul edilmesini kolaylaştıran temel yaklaşım birbirini seven ve değer veren insanların arasında da çatışma ve anlaşmazlık çıkabileceğinin kabullenilmesidir. Anlaşmazlık çıkması, aile üyelerinin birbirlerini sevmedikleri anlamına gelmez. Bunların ayrımına varıp farklılıklarımıza saygı duyarak, ilişkilerimizi olumlu yapılandırmak işleri kolaylaştıracaktır.

Elif ERGİN

Okul Psikolojik Danışmanı